Bir Japon Adası OKINAWA

Merhaba Arkadaşlar ;

Japonya çok uzun zamandır gitmek görmek istediğim biryerdi.Her ne kadar bize bütün Asya ülkeleri ve Asyalılar benzer gözükse de aslında çok farklılar. Okinawa Adasına olan yolculuğumuz Tokyo’da başladı ve Okinawa’da son buldu.Bu güzel Japon Adasını iki başlık altında paylaşmak istiyorum . Su üstü güzellikleri ve Su altı güzellikleri . Dalış Eğitmeni olmanın güzel yanlarından biri Dünyanın bir çok farklı coğrafyasında sizinle ortak zevkleri paylaşan dostlarınız olması .Bizi Okinawa getiren şey Jeju Adasında tanıştığım dalış eğitmeni arkadaşımız Alex oldu .

OKINAWA Hep Bir Japon Adası Değilmiş !!

Eğer eski dönemlerde bu adayı ziyaret etme imkanımız olsaydı bizi Okinawa halkı değil eski adıyla RYUKYU Krallığında yaşayan Ryuklalılar karşılıyor olacaktı !! Okinawa tarihi 2500 yıl öncelerine kadar gidiyor.O dönemde halk henüz tarıma başlamamış ve günlük hayat okyanus kıyısında geçiyormuş.Müzelerde o döneme ait balıkçıların kullandığı deniz kabuklarından yapılan aksesuarlar hala korunuyor . Maalesef fotoğraf çekmek yasak olduğu için bunları fotoğraflayamadım.12.yy da ada halkı tarımla tanışıyor ve okyanus kıyılarından daha içerilere doğru yerleşimler açmaya başlıyorlar ve Okinawa konumu gereği Doğu Asya ülkeleri arasında önemli bir ticari liman haline geliyor.Kore ve Çin ile güzel ticari ilişkiler geliştiriyorlar .

1429 Yılında artık iyice güçlenmiş olan krallık yakın adalardaki ufak yönetimleride kendi nüfusuna katarak başkentini Naha Bölgesindeki Shuri Kalesine taşıyor.Ee tabi eğer bu kadar önemli bir konuma geldiyseniz bazı gözler üzerinizde demektir . Ryukyu Krallığı 16yy da Japonya tarafından işgal ediliyor . Biz buna bugün işgal değil onun yerine post modern emperyalist bir kavram olarak Demokratikleştirme veya Barış Gücü Adı altında askeri güç bulundurma diyoruz.

Okinawa İkinci Dünya Savaşında da büyük savaşlar görüyor . Amerika ve Japonya arasında 82 gün süren savaşta 12.510 Amerikalı ve 149.193 Okinawa’lı hayatını kaybediyor.Bunların büyük çoğunluğunu masum sivil halk oluşturuyor.İkinci Dünya Savaşında Japonya teslim olunca 1945-1952 yılları arasında Okinawa ve çevre adalar Amerika yönetimime geçiyor.Bunlardan bazı adalar mesela Amami Adası 1953 de Japonya’ya geri dönse de Amerika Okinawa üzerindeki kontrolünü 1972 ye kadar sürdürüyor.Aslında 1952 yılında Amerika Sömürgeci bir ülke olarak gözükmek istemediği için !! Okinawa’yı iade etme sözü veriyor fakat daha sonra bu kararını 1972 ye kadar erteliyor.

 

Bugün Okinawa özgür mü ? HAYIR !! Okinawa’da yerleşik olarak 32 Amerikan Askeri üssü ve 48 Askeri eğitim alanı bulunuyor.Yani yaklaşık olarak adanın %25 i Amerikan toprağı.Asker sayısı 26.000 civarındayken protestolar ve Amerikan askerlerinin karıştığı bir kaç olay sebebi ile sayı 10.000 e düşürülüyor.Bu olaylara bir kaç örnek veriyim 1992 yılı sanırım bir grup Amerikan askeri 12 yaşlarında bir Japon kıza tecavüz ediyorlar . Yine 2000lerin başında bir asker ufak bir kıza tecavüz edip öldürüyor.Bu olaylardan sonra anlattıklarına göre Okinawa Valisi Amerikan Üslerine ve Başkente yazı gönderip biz bunları istemiyoruz adamızdan gitsin diyor.Fakat bunun üzerine Vali’ye soruşturma açılıyor .

Amerikalılara göre onlar ada ekonomisinin %4-5 ini oluşturuyor . Yerel halka göre ise bizim ordan gelicek paraya ihtiyacımız yok yılda zaten binlerde turist ağırlıyoruz diyorlar. Yani pek sevilmiyorlar.Askerlerin halka açık alanlarda içki içmeleri yasaklanmış sadece evlerinde veya askeri üstlerdeki mekanlarda içebiliyorlar.

Okinawa’da hangi dili konuşuyorlar desem haliyle Japonca dersiniz . Doğru 🙂 Fakat neredeyse unutulmaya yüz tutmuş , sadede yaşlıların sadece meraklı gençlerin kouşabildiği bir yerel dilleri de var.Konuşulan Japonca’nın da anakara japoncasından aksan olarak farklı olduğunu öğrendim. Tabi bu izole bir kültür yaşayan adalar için çok normal . Bir sürü adadan oluşan adalar ülkesi Bahama’da birbirine yakın adaların bile farklı aksanlarda konuştuğunu öğrenmiştim.İnsanlar karşılarındakilerin hangi adadan geldiğini aksanlarından anlayabiliyorlardı . Neyse bu başka yazının konusu 🙂 Ama bir örnek vermek istesem şuan adını hatırlayamadığım bir yazarın iddiasına göre eğer Amerika’nın Doğusu ile Batısı arasındaki iletişimi 50 yıl tamamen kesersek konuşan dilde değişmeler olacağı ve birbirlerini anlamada zorluk yaşayacaklarını söylemişti.

Okinawa ile ilgili seyahat ederken edindiğim bilgiler bunlar . Peki ben gördüm. Ulaşım için Naha Havalimanı gayet güzel şirin . Havalimanı konum olarak şehir merkezine de yakın . Merkeze ulaşım için metro kullanabilirsiniz.Aktarma vs yok tek yön sizi 15 istasyon kadar götürebiliyor.Güzel yanı hem şehride metrodan keyifle izleyebiliyorsunuz.Daha konfor istiyorsanız Okinawalı otantik gömlekli amcaların kullanığı yerel müzikler çalan eski moda taksilerde mevcut.Fakat dikkat edin taksilerin kapıları otomatik açılıyor ve siz indiğinizde kapıyı açık bırakmanızı istiyorlar.Arkanızda bir şey unuttunuz mu diye kontrol edip onlar tekrar kapıyı kapatıyorlar.Taksi içinde kapıyı kapatmayın uyarıları olsa bile ben her seferinde alışkanlık olarak kapattım 🙂

Konaklama seçenekleri çokça mevcut Okinawa’da . Biz local bir Guest House tercih ettik . Kaldığımız 5 gün boyunca Guest House sahibini veya çalışan hiç kimseyi görmedim.Gittiğimiz gece bizim için bir not ve odamızın anahtarını bırakmışlardı.Meğer sadece sabah 09.00 ve 17.00 arasında çalışıyorlarmış . Dinlenme saatlerinde rahatsız edilmeyi hiç sevmiyorlar. Sanırım bu sebeple dünyanın en uzun ömürlü insanları buradan çıkıyor.Şuan 100 yaş ve üstü yaşamına devam eden 1500 civarı insan varmış Okinawa’da.Ben çok memnun kalmıştım kaldığımız yerden . Eğer manzaram olsun Kahvaltım olsun zaten bir tek uyumaya kullanıcam diyenlerdenseniz ve böyle bir seyahat planınız varsa bana mesaj atın iletişim bilgilerini veririm.

Gece konaklayacağımız yere vardık ve eşyaları attıktan sonra sıra aç karnımızı doyurmaya geldi. Yürürken ara sokaklarda ufak lokal bir restaurant bulduk . Genelde tercihim turistlik olmayan yerel halkın tercih ettiği bizim deyimde esnaf lokantası diyebileceğimiz yerler . Hem fiyatı uygun hem doyurucu hemde gezdiğiniz yere dair size güzel ipuçları veriyor.Genel olarak yemekler gayet güzeldi burada . Bazı restaurantlarda bizim istasyonlarda vs kullandığımız parayı atınca içeceği düşüren makinalar benzeri şeyler var . Fotoğraftan yemeğinizi seçiyorsunuz makinaya parayı atıyorsunuz size bir fiş veriyor.Fişi mutfağa verip yerinize oturuyorsunuz.Hazır olunca çağırıyorlar.Bu sistemi Tokyo’da da görmüştüm. Böylece kasa için ve sipariş alması için eleman çalıştırmaya ihtiyacınız yok . Az elemanla daha çok iş . Yani yapay zeka değil basit makinalar bile yerimizi almaya başladı.Karl Marx bunları öngördüğü zaman kimse ciddiye almamıştı . Şimdi de oluşabilecek sonuçları ciddiye almıyoruz . Neyse karşınızda bir Makine olunca yemeğin ne olduğu konusunda fikir sahibi de olamıyorsunuz . Sanat eserine bakar gibi fotoğraftan yemek seçip acaba ne gelicek diye bekliyorsunuz.Neyse ki pek sorun yaşamadım.Japonlar Noodle konusunda inanılmaz başarılı . Çünkü diğer Asya ülkelerinin aksine elde açma noodle yapıyorlar . Kesme makarna gibi . Gerçekten lezzetli.

Kokusai Caddesi en işlek cadde . Sürekli turistler alışveriş halinde , hediyelik eşya dükkanları , restaurantlar ne ararsanız var. Gözüm dönerci aramadı değil fakat bu sefer bulamadım . Okinawa sadece alışverişi değil kumsalları ve doğası ile de çok fazla turist çeken bir yer .

 

Dünyanın en büyük akvaryumlarından biri Okinawa’da.Tabiki ben gitmedim. Tutsal olmuş canlıları görmek hiç hoşuma gitmiyor. Hayvanat Bahçeleri içinde aynı şey geçerli . Çocuklarınıza kafeslerdeki hayvanları göstererek onlara hayvan sevgisi aşıladığınızı düşünüyorsunuz . Ama hayır . Bu tamamen yapay bir sevgi . Bu yapay sevgi sadece insanın hayvanlardan üstün olduğunu ve o canlılara ne istersek yapabileceğimizi öğretiyor çocuklara .Şimdi diceksiniz ki iş güç var gezemiyoruz hayvanları doğal ortamlarında göremiyoruz .Bir canlıyı sevmek için illaki görmeniz gerekmez . Ben hiç Penguen görmedim ama Penguenleri çok seviyorum . Çocuklarınıza sadece sevgiyi öğretin sevmenin şartlarını değil .. O zaman belki daha az canlı üzülür . Farklı düşünenlere sonsuz saygım var ben sadece neden gitmediğimi belirtmek istedim.

Tabi ki Japon bahçeleri . Shikinaen Bahçesi . Ryuku krallığında yurtışıdan gelen misafirleri konaklaması için kullanılmış . Kral da ailesi ile buraya gelip vakit geçirmeyi çok seviyormuş.Sizi şehirden uzaklaştırıp güzel bir nefes almak için harika bir yer . Park içinde gezerken gölet manzarası ve geleneksel Okinawa evlerini de görebilirsiniz.

Okinawa ile ilgili genel düşüncelerim bunlar . 4 gün boyunca çok güzel dalışlar da yaptık . Onları dalış yazıları bölümünde ayrıca toparlayacağım . Bence Okinawalıların uzun yaşam sırrı stresten uzak sakin yaşamaları . Her yaştan insan eğlenmeyi çok seviyor . Genel olarak neşeli ve çok saygılı insanlarla tanışım bu bölgede.Hiç Bir şey için acele etmiyorlar . Bütün işlerinde bir sakinlik hakim . Sanırım bundan bir ders çıkartabilirz ..

Umarım güzel bir yazı olmuştur .

Kalın Sağlıcakla 🙂

Yazar

Yorum Yaz

Pin It