Merhabalar ;

İlk yazımda biraz geçmişe gidip gerek su üstü gerek sualtı zenginlikleri ile tadı damağımda kalan bir Pasifik ülkesi olan Palau hakkında yazmak istedim.Palau konum olarak ülkemize çok uzak olması , ulaşım maliyetleri ve siyasi olarak çok etkin bir ülke olmadığı için hakkına çok yüzeysel bilgilere sahip olduğumuz bir ülke.

Bizim Palau maceramız ise yurtdışında dalış sektöründe iş arayışımız ile başladı.PADİ Pro aracılığı ile Palau’da ki bir Amerikan dalış merkezi ile iletişime geçip , anlaşmamızı yapıp yola koyulduk .

Palau bayrağı mavi gökyüzü üzerinde sarı bir ay olarak sembolize edilmiştir.Mavi bağımsızlığı , sarı dolunay ise tarım – balıkçılık – hasat – ekim için en iyi zamanı temsil eder.Bayrak 1979 yılında açılan bir yarışma ile seçilmiştir.

Palau ( Belau ) tarihi aslında hala bir gizem .Bu insanların buraya nasıl ne ne zaman geldikleri bilinmiyor.Ama araştırmalar göstermiş ki Palaulular ; Endonezya , Malezya , Yeni Gine ve Polinezyalılar ile uzaktan akrabalar.Yabancılarla kurulan ilk iletişimin 1783 yılında olduğu tahmin ediliyor.İngiltere komutasındaki Kaptan Henry Wilson gemisiyle bugünkü Koror ve Peleliu arasında bir yerlere geliyor.Aslında gelmekten ziyade Ulong Reef yakınlarında gemi karaya oturuyor.Koror Yüksek Şef’i IBEDUL  ve yardımcıları Kaptan Wilson ve adamlarına gemiyi tamir etmeleri için üç ay boyunca yardım ediyorlar.Ada böylece yabancılar tarafından keşfedilmiş oluyor .Yabancılar burayı Palau olarak çağırsada adanın gerçek adı BELAU .Adadaki yabancı hakimiyetinin resmi olarak başlaması 1885 yılında İspanyolların Caroline adasına ( yakınlarına ) gelmesiyle başlıyor.Hemen iki tane kilise yapılıyor ve iki kardeş rahip-Keşiş tarafından Romen Alfabesi tanıtılmaya başlanıyor.1899 yılında İspanyollar adayı bütün yaptıkları organizasyonlar ve doğal kaynaklar ile Almanlara satıyor.Ve ada 1919 yılına kadar Almanya kontrolunde kalıp sonra Versay Anlaşması ile Japonya’ya bırakılıyor.Palaululara göre Japonya kontrolundeyken Palau ekonomik anlamda baya ilerleme katetmiş .Japonların yaptıkları işleri görmek mümkün biz yaptık diye göstermişler heryerde . Ve sonunda Japonya ikinci dünya savaşında Amerikaya yenilince Palau Amerikan himayesine geçiyor.Palaulular da Amerika kontrolundeyken eğitim sistemlerinin rayına oturduğu ve geliştiğini iddia ediyorlar.Taa ki 1 Ekim 1994 yılına kadar.Palau bağımsızlığını bu tarihte kazanıyor.

Günümüzde Ada’da ki Amerikan emperyalizminin izlerini çok rahat gözlemleyebiliyoruz.İki kültürün birleşiminden modern bir kabile hayatı ortaya çıkmış aslında.Para birimi olarak Amerikan Doları kullanılıyor.Palau’nun kendisine ait bir donanması yok bir tehdit oluşması durumunda abisinden yardım istiyor.

Hukuki düzenlemeleri ne kadar tatmin edici bilmiyorum ama çok sert olduklarını biliyorum.Bir sabah eğitmen bir arkadaşım aracı ile merkeze gelirken başka bir dalış merkezinin aracına ufak bir hasar verdi .Koror içerisindeki max hız sınırının 40km olduğunu düşünürsek ne kadar ufak bir kaza olduğunu tahmin edebilirsiniz . Bu kazadan sonra arkadaşımı karakola kelepçe ile götürdüler ve pasaportuna bir süre el konuldu.

Çalışma izni konusunda da çok hassas bir yol izliyorlar.İzin almak çok ama çok zor . Mesela ben tam bir çalışma izni alamadım ve sürekli 14’er günlük geçici izinlerle çalışmak zorunda kaldım.Benim işlemlerimin zor olmasının bir sebebi de Palau’ya çalışma izni için başvuran ilk Türkiye Vatandaşı olmamdı.İşin aslı memurlar Türkiye diye bir ülkenin varlığından birhaberlerdi.Bu sebeple tekne birifinglerinde ekip tanıtılırken Palau’nun tek Türk eğitmeni sıfatını sahiplendim 🙂

Palau ekonomisi tahmin edeceğiniz gibi turizm ve balıkçılık üzerine üzerine.Ülkeyen ayrılırken Departure Fee adında bir 50Dolar ödeme alıyorlar.Genel olarak ta Palau çok pahalı bir ülke.Yaşayan yabancılar için konaklama çok ciddi bir sorun . Yeterli konaklama yok , olanlar da çok pahalı olduğu için tercih edilemiyor.Bu sebeple şirketler yabancı çalışan getirmek istedikleri zaman Konaklama imkanı da sağlıyorlar.

Soldaki bizim kaldığımız apartman.Aslında burası ile ilgili de ilginç bir anım var.İlk günlerde akşam üstü sürekli olarak ezan sesi duyuyormuşum gibi geliyordu ama Palau’da buna anlam vermek çok zor.Daha sonraları anladım ki apartmanda görevli olan Bangladeş’li abimiz müslümanmış ve her akşam balkondan ezan okuyormuş.Öğrenince çok mutlu oldum demekki kafayı yememişim 🙂

Palau’da üniversite yok. Bir lise ve bir Collage var . Başarılı olan öğrenciler burs ile Amerika’ya gidip Üniversite eğitimlerine orada devam ediyorlar.Orada öğrendiğim kadarıyla bir çoğu geri gelmiyor zaten .

Ülke ekonomisi büyük oranda yabancıların yürüttüğü turizm faaliyetlerine dayansada Palau’lular yabancılara pek sıcak bakmıyor.Bunun sebebi de yabancıların bütün parayı kazandığı kendilerinin de bütün angarya ve zor işleri yaptığıydı.Bu tartışılabilir fakat benim gözlemlediğim maalesef Palau’luların çalışmayı pek sevmediği yönündeydi.Ve kendi tanımlarıyla angarya olan işlerin büyük çoğunluğunu da adaya iş için GüneyDoğu Asya ülkelerinden gelen insanlar yapıyordu.Attaki fotoğrafta bizim dalış merkezinde ki asistanlarımız var.Hepsinin çok çalışkan insanlar olduğunu söyleyebilirm.Biz ayrılırken hepsi iletişim bilgilerini verip daha iyi bir iş imkanı olursa bizi çağırırmısın demişlerdi .

İlginç bir kaç bilgi daha ; Ülkede evlilikleri direk olarak devlet başkanı imzalıyor.Devlet başkanını da sokakta çiçekli gömleğiyle yürürken görmeniz çok normal hatta gidip tanışabilirsiniz . Yani öyle yollar kapatılıp – halk bölgeden uzaklaştırılmıyor.

Palau Başkanlık sistemi ile yönetiliyor ve Amerikan Temsilciler meclisinde bir temsilcileri var .

Yandaki fotoğraf  Palau Devlet Başkanı Tommy Remengesau ;

 

Televizyon kanalı yok genellikle Amerikan kanalları izliyorlar .  Gazete haftanın iki günü çıkıyor ama ilginç hiç haber yok . Sadece birkaç Doğum-Ölüm ilanı .Bunların dışında Radyo kanalları mevcut .

 

Palau’nun genel görünümü bu şekilde . Yazıyı çok fazla uzatmamak için Palau’nun doğal güzelliklerini ve sualtı yaşamını bir sonraki yazıya bırakıyorum. Umarım bilgilendirici ve eğlenceli bir yazı olmuştur.Bir kaç fotoğrafla size veda ediyorum , şimdilik 🙂 Görüşmek Üzere … 🙂

 

 

 

ANIL AVCI / Dalış Eğitmeni

 

Yazar

4 Yorum Var

  1. Ayşe Yetkin Reply

    Okuduğumda hissettiğim şey,gidip yaşamış gibi oldum duygusuydu.Eline sağlık Anılcım👌

  2. Ali YILDIRIM Reply

    Eline sağlık Anıl, güzel yazıların devamını bekliyoruz.

  3. Harika bir yazı olmuş daha sık yazmanı talep ediyorum. 🙂 Sevgiler.

  4. Devamını bekliyoruz kuzişim ağzına sağlık bende gelmişim gibi oldum😘

Yorum Yaz

Pin It