Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız mutlaka metropolünden uzaklaşın ve şehrin dışarılarına , ufak kasaba ve köylerine gidin.Hatta gitmekle kalmayıp birkaç günlük bile olsa ufak işler bulup halka karışın . İşte o zaman o ülke hakkında daha gerçekçi bilgilere sahip olursunuz.Bizde bu sefer 1 haftalık tatili nasıl değerlendirsek diye düşünürlen tarihi özellikleri de olan Gyeongju ya gelmeye karar verdik.Yolculuğumuz sabah 6 da Seoul`dan başladı. İlk hedef Otobüs terminali .

Bu sefer merak edenler için elimden geldiğince her adımı fotoğraflamaya çalıştım . Her nekadar son gün çektiğim bütün fotoğrafları yanlışlıkla silmiş olsamda bir Koreli ile evli olmanın avantajı olarak onlar her adımı zaten fotoğraflıyorlar

 Hem Pazar günü hemde erken saatler olması sebebiyle sokaklar neredeyse boş . Güney Korede toplu taşıma sistemi çok gelişmiş. Metro ile heryere gidebilirsiniz . Yıllara çıplak ayak dolaşıp bir anda şehre düşünce nana ilk başlarda biraz karmaşık gelmişti sistem ama olayı çok basit hale getiren uygulamalar var . Nereye gideceğinizi yazıyorsunuz size bütün aktarmaları vs gösteriyor . Zaten metroda yazılar ve anonslar hem Korece hem Ingılızce yapıldığı için henüz kaybolmadım.

Bütün yol boyunca kahve – kahve diye söylenerek sonunda otogara vardık . Tahmin ettiğimiz gibi otogarda bu saatlerde gayet sakindi .Biletlerimizi online olarak zaten aldığımız hiç soluğu direk kahveci de aldık .

Bu arada otogarın temizliği ve düzeni gayet başarılı . Bence bir ülkenin veya şehrin imajı açısından otogarlar ve havalimanları çok önemli. Şehre yeni gelenlerin orası hakkında ilk izlenimi edinecekleri yerler buralar . Ne kadar temiz ve güzelse bıraktığı ilk etki o kadar güzel olur.

Içinde adım geçen otobüsü bulduktan sonra artık yola çıkmaya hazırız . Otobüs kalkış saatinden 10dk önce perona geldi ve tam saatinde kalktı. Hep öylemidir bilmiyorum . Corona dolayısıyla maske takmak zorunlu ama ateş vs ölçmediler hiç

Bu Koredeki ikinci otobüs seyahatim . İlk seyahatimdeki otobüs bundan biraz daha farklıydı . Bu biraz daha lüks gözüktü gözüme .Ama genel olarak bizdeki gibi otobüs hizmeti çaylar kekler vs yok . Çünkü o kadar uzun otobüs yolculuklarıda yok . Ülkenin yüzölçümü neredeye bizim bir coğrafi bölgemize denk denk düştüğü için genelde kısa yolculuklar yapılıyor .

Ama kendiniz birşeyler getirip yiyebilirsiniz . Otobüste USB ile telefonunuzu şarj edebileceğiniz gibi wireless ile de edebiliyorsunuz .


Kimse ile muhattap olmak istemezseniz de perdenizi çekip rahatça yolculuğunuzu yapabilirsiniz. Yaklaşık 3.5 saatlik bir yolculuk ve 1 kez molanın ardından Gyeongju`ya vardık . İner inmez acı bir sıcak karşıladı bizi . Ilk olarak acaba kalacağımız yer mi kahvaltı mı derken kahvaltıda karar kıldık .

Kore ki kahvaltı kültürü bizimkinden biraz farklı . Yani onlar için herhangi bir öğün . Mesela güne fasülye pilav ile başlayabilirler ama benim için hiç öyle değil . O yüzden bulabileceğimiz en sade yemek opsiyonun bulup yerleştik.

Burasının tarihi bir yer olduğunu söylemiştim . Bu sebeple bazı mekanların dokusunu bozmadan korumaya çalışmışlar ama maalesef bir kısmıda restorasyon adı altında biraz oynanmış . Hani şuan çok zeki bir mimarın Galata Kulesinde yaptığı gibi .

Korenin geleneksel ev yapısına HANOK adı veriliyor.Bu tip büyük içinde avlusuda olan yapılarda kalabalık aileler yaşıyormuş . Evler inşaa edilirken bölgenin doğal yapısına uygun malzemeler kullanılıyormuş ki evler daha uzun süre hayatta kalabilsin .Genelde yerden ısıtma tercih edilirmiş ve sıcak yaz ayları içinse evin önüne bir verenda yapılırmış. Bu yerden ısıtma sistemini eski saraylarda da görmüştüm burda . Yani gerçekten eskiden beri kullanılan bir sistem burada .

 

Burda ve Seoul içinde de çok sayıda bu şekilde yer sofrasında yemek yenen restaurantlar mümkün . Her seferinde de acaba çoraplarım kokuyor mu  tribine girdiğim restaurantlar . Yediğim içtiğim bana kalsın gezdiğimi paylaşıyım prensibi ile yemek fotoğrafı koymuyorum .

Karadenizde Hamsi neyse Korede de Kimchi odur . Sofralarda olmazsa olmaz . Yukardaki kaplarda senelik yapılan kimchilerin saklanıyormuş . Yapılması biraz emek isteyen bir yemek ve artık şehir hayatında kimsenin vakti olmadığı için pek uğraşmıyorlar ama ufak kasabalarda hala eski üsul komşular bir araya gelip bol dedikodulu kimchi yapma partileri yapıyor . Ben 3 yıl önce çok daha küçük bir kasabada denk gelmiştim .Kimchi de alında kırmızı biber sebzelerle genelde lahana ile yapılan bir yemek . Ama bu sıcakta kimchi değil kahve zamanı deyip yemek sonrası kahvesi için mekan aramaya başladık ve gözümüze burası ilişti …

Gyeongju ya gelicek olursak . Kore yarımadasında MS 670 yılına kadar yaklasık 750 yıl süren bir Üç Krallık Dönemi var.Bu krallıklar Goguryeo Krallığı , Baekje ve Sılla Krallıkları. Gyeongju bu dönemde Şilla Krallığına başkent olmuş . Bu krallığın bugünkü Kore geleneklerinin oluşumunda önemli bir yere sahip olduğu söyleniyor . Kendi İçerisinde Budizm ve Konfüçyanizm öğretilerini harmanlayıp daha zengin bir ritüel oluşturmuşlar .Bir zaman sonra da Çin ile müttefik olup diğer krallıkları işgal etmişler . Ve sonları da Moğol istilası ile gelmiş .Moğolların en kötü yanı bir yeri sadece işgal etmek değil bir çok anlamda da yok etmeleri .Yazılı kaynaklar , kültür ve sanat eserlerini yakıp yıkmaları ile bilinirlermiş.

Bizimde ilk durağımız Kral Mezarlıkları oldu . Gözden kaçırmak imkansız çünkü kocaman bir tepe görünümündeler .Bunları şehrin bir çok yerinde görmek mümkün ama toplu olarak 23 adet mazarın bulunduğu bir alan var . Buraya Daereungwon Tomb Complex adı veriliyor . Biz burayı ziyaret ettik .

Bu mezarlarda sadece Krallar , Kraliçe ve üst sınıfa ait insanlar varmış . Mezarların boyutlarının farklı olmasının bir anlamı var mı araştırdım ama bulamadım . Belki onlar fakir mezarıdır :} Mezarlardan bazılarının kime ait olduğu bilinirken bazılarının bilinmiyor. Hepsini açmamışlar . Şuan sadece bir tanesinin içine girilebiliyor .

Bu açık olan tek mezarın içindeki rahmetlinin eşyaları . Kefenin cebi yok sözü o günlerde  pek bir anlam ifade etmiyormuş demek ki . Mezarda kişisel eşyaların yanında Krallık 32,5 cm lik altından Krallık tacı da bulunmuş .Yukardaki bardak tanıdık geldi mi ? İpek Yolu ticareti ile gelmiş .

Neyseki mezarların bu şekilde olması geleneğinden vazgeçmişler yoksa mazallah bize yer kalmayacakmış ülkede

Şehirde bunların haricinde daha birçok mezar var. Toplam 50 adet . Bundan sonraki durağa geçmeden önce bu gece konaklayacağımız yeri bulmaya karar verdik . Hava sıcak ve yolumuz uzundu . Şehrin dışına doğru yürümeye başladık .

Ben gerçekten çok beğendim burayı . Sürekli annesi ile kavga eden bir ergen arkadaşın idare ettiği bir aile tesisi . Çok sakin . Odanın fotoğrafının çekmemişim ama hayal etmesi çok kolay . Bomboş bir oda . Sadece duvarsa askılık var . Daha  sonra bir yer yatağı getirdiler . Acayip rahattı . Yukarıdaki fotoğraf odadan çektiğim fotoğraf . Alttakilerde yolda çektiğim bir kaç kare ..

Biliyorsunuz 29 Temmuz itibari ile Dünyamız bu yılki doğal kaynak hakkını tüketti.Şuanda gelecek yılın hakkından tüketiyoruz . Bu limit aşımı süreside her yıl geriye doğru gidiyor . Yani dünyamıza kendisini toparlama süresi vermeden tüketmeye devam ediyoruz .

Bütün bunları düşünürken Cheomseongdae Gözlem kulesine doğru yola koyulduk. Asya`nın en eski gökyüzü gözlem kulesi olma özelliğine sahip bir kule bu .Kraliçe Seondeok zamanında 632-647 yılları arasına inşaa edilmiş .

Nedendir bilinmez kapı yapmamışlar açıklamada yazdığına göre camdan giriyorlarmış . Ama astronomiden  aldıkları verilere göre tarımsal planlamalar yapıyorlarmış .

Ve bundan sonraki son durağımızda gece manzarasının çok güzel olduğunu söyledikleri için gece gittiğimiz Donggung Palace and Wonji Göleti

Bu alandaki en büyük ikinci saray olma özelliği varmış .Kral Munmu tarafından inşa ettirilmiş.Daha çok dışardan gelen önemli misafirleri ağırlamak için kullanılıyormuş .

Gerçekten de gece gittiğimize değdi . Manzara çok güzeldi .

Böylece ilk günün sonuna geldik ve yavaşça eve doğru yola koyulduk .Çok uzun yazdığım için burada yazıyı kesip uygun zamanda kalanı yazamaya karar verdim . Ikinci gün bol tapınaklı ve manzaralı olacak .

Kendinize çok iyi bakın

 

Yorum Yaz

Pin It