Merhaba arkadaşlar

Geçen gün yarım bıraktığım yazıya deam ediyorum . Seoul`dan yaklaşık 3.5 – 4 saat uzaklıkta olan Gyengju da ikinci günümüz .Ilk gece kaldığımız yer çok sakindi hatta ben bir süre tek bizim kaldığımızı düşündüm ama öyle değilmiş . Güney Koredeki karantina uygulamasından ve diğer bir çok ülkenin de kapılarının kapalı olmasından dolayı yerli turist bolca geziyormuş bu günlerde . O yüzden turizm sektöründe  çalışanların keyfi yerinde ama eğer yabancı turist ile çalışıyorsanız durum sakat . Neyseki bolca devlet desteği mevcut .Hatta şuan etkili olan ikinci dalga corona boyunca da devlet 500dolara yakın yardım yapıyor buna ülkede ikamet eden yabancılar dahil . Neyse … Böyle bir GYEONGJU sabahına uyandık biz …

Ilk gün sıcaktan baya bir dersimizi aldığımız için ve bugünün planı biraz uzak rotalar olduğu için araç kiralamaya karar verdik .Kaldığımız yeride değiştirip bu seferde şehrin diğer tarafında bir yer ayarladık.Kahvaltı kısmını pas geçip ( Sadece kahvaltı kahve değil ) tekrar yürüyerek yola koyulduk .Ben araba kiralama değince bir acentaya gidicez ehliyet göstericez , imzalar atıcaz falan sandım . Ama meğerse herşey bir telefon uygulaması ile çözülüyormuş .Ehliyetinizi uygulamaya yüklüyorsunuz , gün-saat seçimini yapıyorsunuz ve otoparka gidip aracınızı saatinde alıyorsunuz. Alıyorsunuz dediğim kimse sizi karşılamıyor aracı bulup yine uygulama ile kullanmaya başlıyorsunuz . Benim gibi konum atmayı geçen sene öğrenen biri için mucize bu !!

 

Depoyu boş aldın dolu verdin derdi de yok . Araçta bir kart var . Benzin alışverişini o kart ile yapıyorsunuz aracı teslim ettiginizde de sadece kullandığınız kadar benzini ödüyorsunuz . Yani depoda kalan benzini parasını verdiniz diye bitirmek için dört nala dönmeye gerek yok.

 

Ve ilk rotamız Bulguksa Budist Tapınağı .

Şilla Uygarlığında harmanlanan bir farklı akımı içinde barındıran Budist Akımı bugün hala Koredeki Kore Budizminin temelini oluşturur . Yani Kore Budizminin de doğduğu topraklardayız .Genel inanç dağılımına baktığınız zaman nüfusun %27si kendisini Hristiyan olarak tanımlıyor .%15lik bir Kesim Kore Budizmi ve nüfusun %55 i de kendisini kategorize etmemiş , ateist ya da Konfüçyüsçülük gibi daha felsefi temeli olan akımlarla kendisini tanımlıyor .

Gyeongju nun Kuzeyinde Mount Toham dağının yamacında yere alan Bulguksa Tapınağı Güney Koreliler için kültürel bir miras ve Unesco koruması altında .Buraya gelene kadar bol dönemeçli orman yollarından geldik o kadar keyifliydi ki fotoğraf çekmeyi unutmuşum .751 yılında yapımına başlanmış fakat bir çok yapı Japon istilaları sırasında yakılmış ve zarar görmüş.1604 ve 1805 yılları arasında yaklaşık 40 kez onarılması veya bakıma alınması gerekmiş.Son olarak ta 2.Dünya Savaşı ve Kore Savaşları sonrası yine bir restorasyon dönemi geçirmiş ve 1973 yılında bu fotoğraftaki halini almış .

Budizm denildiği zaman insanların aklına pekte anlam veremedikleri bir inanç sistemi geliyor .Hatta talihsiz bir şekilde büyük bir kitle bunu acımasız şekilde eleştiriyor . Budizm herşeyden önce bir öğreti . Bir çok budist bir yaratıcıya inanmaz önemli olan içinde bulunduğumuz anı doğru yaşamaktır . Fiziksel bedenimiz dışında ruhumuzu da bir parçamız olarak görüp onun da ehli edilmesi gerektiğine inanırlar .Buda çektiğimiz bütün acıların sebebini dünyadaki maddiyata fazla bağlanmış olmamıza ve bu maddi gücü kaybettiğimizde acı çekmeye başlamamıza bağlar . Burda alçakgönüllük ve maddiyattan kopuş başlıyor . Ama tabi 7.500 milyar insanın tapınaklara gelip 3 öğün pirinç yemesini beklemiyor kimse . Ama öyle bir niyetiniz varsa müjde veriyim tapınaklarda bedava wifi var .

Yukarıdaki yapının adı Seokgatap Pagoda . Pagodanın taştan bir temsili . Bunun ne olduğuna birazdan gelicem orayıda ziyaret edicez .Tepesindeki sembolun 18yy da kaybolduğu düşünülüyor .Yıkımlar sonucunda başka bir örneğinden model alınılarak 1973 yılına tekrar restore edilmiş.

Tapınağın arkalarına doğru başka bir binada da Corona dan korunmak için dua odası yapmışlar .Fakat ne hikmetse Türkiye de Coronanın Haç dönüşü ortaya çıkması gibi burda da birinci dalga güneyde bir tarikattan , şuandaki ikinci dalga da Seoulda bir Kilise ayininden sonra ortaya çıktı.Nedense aklıma Albert Einsteinın delilik tanımını getirdi . Muhterem demişki Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir .Bakalım biz aynı hataları kaç kez daha yapacağız.

Bu arada öğle sıcağı bizi baya bir yordu bizde hem birşeyler yemek hemde kalacağımız yeri görmek için o güzelim dağ yollarına geri döndük . Benim evrak işlerim tam olarak bitmediği için ben henüz araç kullanamıyorum . Gerçi Korede bir olaya , kazaya karışmadığınız sürece polisle muhattap olmanız zor. Yolda çevirme vs tipi birşeye bunca zamandır hiç rastlamadım.Kimse otobüse girip kimliklerinizi toplamaz burda.Ama yinede kötü senaryoyu düşünüp bir kazaya karışma ihtimaline karşı aracı ben sürmüyorum.

Bu geceki konaklayacağımız yer şehir merkezine daha yakın . Çok sevdim ama ilk kaldığımız yer benim için daha güzeldi . Gerçi kapıdan girer girmez farklı bir dünyaya adım atıyorsunuz

Birkaç saat dinledikten sonra Koreliler için kültürel bir miras olan baska bir tapınağa gidicez fakat gittiğimiz yerde tapınak olmuyacak . Sebebi Moğol istilası sırasında tapınağın içindeki herşeyle beraber yok edilmesi.

Yukarıdaki fotoğraf olması gerekeni temsil ediyor altta ki ise şuandaki durumu . Tam TOKI`lik arazi …

Bu şekilde gözükmesi gereken Pagoda örneği tapınağın yerinde şuan hiçbirşey yok . Biz müze açılmış ve aynısı modellenmiş. Bu arada bu Pagoda İsmi aslında yapının şeklinden geliyor . Yani Korenin diğer bölgelerinde hatta Çin ve Japonya`da da bunun örnekleri var .

Şilla Krallığı döneminde bu yapının inşa edilme amacı halkın yeni inanış sistemeni daha çabuk uyum sağlamasını kolaylaştırmak . Düşünün ki şehrin her yanından gözüken ve size inancınızı hatırlatan bir yapı .Gyeonju daki tapınak ahşap malzemeden yapılmış fakat istediğiniz herhangi bir malzemeden de yapabilirsiniz.

Burada çok uzun kalamadık çünkü kapatmak üzerelerdi bizde kısa bir tur atıp tekrar yola koyulduk. Bu sefer Gyeongju şehir merkezine gidip biraz eğlenme zamanı.Eğlenme dediysem ben eğlence konusunda tam bir emekli memur gibiyim. Bir cafede oturup insanları izlemek benim için yeterli bir eğlence mesela .

Akşam güneşi ile beraber sokaklar çok güzeldi ve hava kesinlikle Seoul`a kıyasla daha serindi akşamları.Caddelerde eski evleri bulabildiğimiz gibi bir sürü restorasyon geçirmiş evde var. Çok yeni olmanın verdiği görüntü biraz hissiyatı değiştirmiş ama hala güzel bence.

Bugünü de  böylece bitirdikten sonra yavaş yavaş dönüp sabah erken yola koyulmak üzere hazırlık yapmaya başladık …

Güney Kore`den Saygılar

 

 

 

Yorum Yaz

Pin It